İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde yürüttüğü askeri operasyonlar ve sivil yerleşim birimlerine yönelik eylemleri, uluslararası kamuoyunun tepkisini çekmeye devam ediyor. Gazeteciler, insan hakları aktivistleri ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri öncülüğünde sosyal medya platformlarında başlatılan dijital kampanya, kısa sürede küresel bir harekete dönüştü. Kullanıcıların askeri müdahalelerdeki hak ihlallerine dikkat çekmek amacıyla başlattığı dijital protesto, birçok ülkenin sosyal medya gündem listelerinde üst sıralara yerleşti.
Kampanya kapsamında paylaşılan materyallerde, bölgedeki altyapı tahribatı ve insani krizin boyutları gözler önüne serildi.
Küresel çapta uluslararası hukuk çağrısı
Sosyal medya mecralarında geniş kitleler tarafından paylaşılan görsel ve videolarda; Gazze Şeridi’ndeki sivil can kayıpları, tamamen yıkılan ya da ağır hasar alan yerleşim alanları ile temel gıda ve tıbbi malzemelere erişimde yaşanan lojistik aksaklıklar belgelendi. Paylaşım yapan kullanıcılar, askeri stratejilerin ve sivil alanlara yönelik harekatların uluslararası hukuk, Cenevre Sözleşmesi ve temel insan hakları beyannameleri çerçevesinde acilen masaya yatırılması gerektiği yönünde görüş bildirdi.
Etkinliğe verilen dijital destek ve kınama mesajları gün boyunca katlanarak artarken, uluslararası kuruluşların operasyonları durdurmaya yönelik daha somut yaptırımlar uygulaması talep edildi.
Ateşkese rağmen askeri hareketlilik sürüyor
Bölgeden gelen askeri istihbarat raporları ve yerel kaynaklar, 10 Ekim 2025 tarihinde taraflar arasında ilan edilen resmi ateşkese rağmen Gazze Şeridi’ne yönelik lokal bombardımanların ve operasyonel faaliyetlerin durmadığına işaret ediyor. Uluslararası gözlemciler, sahadaki istikrarsızlığın kalıcı barış umutlarını zedelediğini aktarıyor.
Çatışmaların iki yıllık ağır bilançosu
Ekim 2023 tarihinde başlayan geniş çaplı çatışmaların insani faturası resmi verilere yansıdı. Paylaşılan son güncel istatistiklere göre, krizin başlangıcından bu yana Gazze’de hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 72 bin 988’e yükselirken, yaralananların sayısı ise 173 bin 205 olarak kayıtlara geçti.
Uluslararası toplumun araya girmesiyle sağlanan 10 Ekim 2025 tarihli ateşkes sürecinden bu yana geçen sürede bile, askeri hareketlilik neticesinde 978 Filistinli yaşamını yitirdi, 3 bin 97 kişi ise çeşitli derecelerde yaralandı. Kamuoyu, diplomatik mekanizmaların sahadaki can kayıplarını önlemede daha etkin bir denetim mekanizması kurması gerektiğini savunuyor.

