Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Maarif’ten Medeniyete Eğitim Zirvesi” programında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık hedeflerine dair kritik mesajlar verdi. Bilim, yapay zeka, dijital altyapı ve siber güvenlik alanlarında daha ileri seviyelere ulaşmanın bir tercih değil, tam bağımsızlık iddiasının gereği olduğunu vurgulayan Tekin, bu yürüyüşün yerli mühendisler, öğretmenler ve gençlerle sürdürüleceğini ifade etti.
Dijital egemenlik ve yeni dünya düzeni
Bakan Tekin, teknolojinin günümüzde en temel egemenlik başlıklarından biri haline geldiğine dikkati çekti. Geçmişte gücün toprak ve enerji kaynaklarında arandığını hatırlatan Tekin, bugün ise veri merkezleri, algoritmalar ve yapay zeka modellerinin küresel güç dengelerini belirlediğini söyledi. Özellikle ABD merkezli teknoloji şirketlerinin yayımladığı manifestoların, yazılım ve veriyi askeri üstünlüğün merkezine yerleştiren yeni bir “dijital iktidar” alanı yarattığını belirtti.
Bununla birlikte, teknolojinin ahlaki ve insani değerlerden kopuk olmasının ağır sonuçlar doğurabileceğine işaret eden Tekin, bu durumun en somut örneğinin Gazze’de yaşandığını dile getirdi. Teknoloji ile tahkim edilen sert güç kapasitesinin, vicdani bir zeminle buluşmadığı sürece insanlık için büyük bir imtihan teşkil ettiğini vurguladı.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve “İyi İnsan” hedefi
Eğitim sisteminin sadece teknik beceri kazandırmakla sınırlı kalamayacağını belirten Bakan Tekin, asıl hedeflerinin “iyi insan” yetiştirmek olduğunu söyledi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çocukların dijital dünyada özgür muhakeme yeteneğini, mahremiyetini ve etik değerlerini koruyabilmesini amaçladıklarını ifade etti.
Sonuç olarak Tekin, Dijital Esenlik Projesi ve aile eğitim programları gibi çalışmalarla siber zorbalığa ve zararlı içeriklere karşı öğrencileri korumaya kararlı olduklarını belirtti. Türkiye’nin başkalarının geliştirdiği sistemlere mahkum olmayacağını yineleyen Bakan, yerli ve milli bir maarif iradesiyle geleceğin nesillerini inşa edeceklerini sözlerine ekledi.

