UEFA Konferans Ligi’nde Hırvatistan temsilcisi Hajduk Split ile Hollanda ekibi Ajax arasında oynanan karşılaşma öncesinde, ev sahibi takımın fanatik taraftar grubu “Torcida” üyelerinin attığı Nazi yanlısı ve ırkçı sloganlar uluslararası kriz yarattı. Olayların ardından İsrail’in Zagreb Büyükelçiliği derin bir şok ve endişe duyduklarını bildirirken, Hırvatistan’ın en üst düzey devlet yetkilileri yaşananları sert bir dille kınadı.
Yerel basında yer alan haberlere göre, sahil kenti Split sokaklarında toplanan yüzlerce fanatik taraftar, perşembe günkü müsabaka öncesinde “Yahudileri ezin”, “Uyan Adolf (Hitler)” ve İkinci Dünya Savaşı döneminde Nazi Almanyası ile iş birliği yapan faşist Hırvat hareketine atıfla “Haydi Ustaşa” şeklinde tezahüratlarda bulundu.
Tribün olayları maçı durdurdu, onlarca gözaltı var
Split sokaklarındaki şiddet olayları nedeniyle karşılaşma öncesinde çok sayıda taraftar polis tarafından gözaltına alındı. Müsabaka sırasında da gerilimi sürdüren Torcida grubu, tribünlerde yoğun şekilde meşale ve patlayıcı maddeler yaktı. Sahaya ve tribün aralarına atılan piroteknik maddeler sebebiyle hakem maçı durdurmak zorunda kaldı ve karşılaşma 10 dakikadan fazla bir süre durakladı.
Hırvatistan emniyeti, ırkçı tezahüratları organize eden ve şiddet olaylarına karışan şüphelilerin tespiti için geniş çaplı adli soruşturma başlatıldığını, gözaltı işlemlerinin sürdüğünü bildirdi.
Devletin zirvesinden ve İsrail’den ortak kınama
Skandal tezahüratların ardından Hırvatistan Cumhurbaşkanı Zoran Milanovic cuma günü resmi bir açıklama yaparak yaşananları “kabul edilemez ve utanç verici” olarak nitelendirdi:
“Sorumlular hakkında derhal yasal işlem yapılmalıdır. Hırvatistan’da Nazizmin ve Ustaşa ideolojisinin yüceltilmesine kesinlikle yer olmadığını açıkça göstermek zorundayız.”
İsrail’in Zagreb Büyükelçiliği yayımladığı bildiride, Split kentinde yaşanan tehlikeli antisemitik eylemlerden derin bir infial duyduklarını ve olayın ciddiyetle takip edilmesini beklediklerini ifade etti.
Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkovic de taraftarların attığı sloganları sert bir dille eleştirerek, söz konusu ifadelerin Hırvat toplumunda inşa etmeye çalıştıkları temel insani ve demokratik değerlerle tamamen taban tabana zıt olduğunu vurguladı.

















