Uluslararası Para Fonu (IMF), küresel enflasyon beklentisini bu yıl için yüzde 5 seviyelerine yakın tutarken, ekonomik dengelerin tamamen enerji sevkiyatlarının sürdürülebilirliğine bağlı olduğunu açıkladı. Gelişmiş ülkelerde bütçe açıklarının gayrisafi yurt içi hasılaya oranla yüzde 5’in üzerine çıkarak 2020 pandemisinden bu yana en riskli düzeye yaklaştığı belirtildi.
Bangkok’ta gerçekleştirilen uluslararası ekonomi zirvesine enerji darboğazı, tırmanan borç krizi ve enflasyon baskısı damga vurdu. Rusya ve Körfez hattındaki tedarik zincirlerinin aksaması nedeniyle küresel petrol türevleri arzında yüzde 20’lik bir kayıp yaşandığı bildirildi.
Petrol şoku ve büyüme tahminlerinde düşüş
IMF raporunda, ham petrolün varil fiyatının 2026’da ortalama 96 dolar, 2027’de ise 87 dolar seviyesinde seyredeceği temel senaryo olarak kabul edildi. Ancak raporda yer alan olumsuz senaryo, Orta Doğu’daki çatışmaların ve İran eksenli savaşın derinleşmesi durumunda varil fiyatının 2027’nin ilk çeyreğinde 130 dolara fırlayabileceği uyarısında bulunuyor.
Böylesi bir petrol şokunun küresel büyümeden 2026’da 0,2 puan, 2027’de ise 0,5 puan sileceği; küresel enflasyonun ise 2027’de ilave 1,1 puan artışla yüzde 5,2’ye ulaşarak hanehalkı üzerindeki baskıyı katlayacağı hesaplandı.
Son dört ayda Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve enerji koridorlarındaki kesintiler yüzünden ülkelerin yüzde 47’sinin büyüme tahminleri aşağı yönlü revize edildi. Bu yıl için genel küresel büyümenin yüzde 3,1 civarında kalması bekleniyor.
Bölgelere göre ayrışan ekonomik göstergeler
Ekonomik yavaşlamanın bölgelere göre farklı oranlarda yansıdığı gözlemlendi:
- Avrupa ve Amerika kıtası: Büyüme oranlarında yüzde 1 ile 2 bandında sınırlı bir yavaşlama.
- Afrika bölgesi: Yüzde 4 ila 5 seviyesinde dirençli ancak kırılgan seyir.
- Asya-Pasifik: Yüzde 4 ile 7 arasındaki büyüme hızıyla küresel olarak en dinamik bölge.
Merkez bankalarının faiz çıkmazı
Capital Economics Başekonomisti Neil Shearing, küresel ekonominin dış şoklara karşı tampon mekanizmalarının sınırına dayandığını vurguladı. Enerji fiyatlarının bu seviyelerde kalması veya yeniden sıçraması halinde finansal şokların kaçınılmaz olacağını ifade eden Shearing, merkez bankalarının faizleri artırarak enflasyonu dizginlemek ile faiz indirerek resesyonu önlemek arasında sıkıştığına dikkat çekti.
IMF’nin Küresel Ekonomik Görünüm raporunda, Mısır gibi emtia ithalatçısı Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin artan ithalat maliyetleri ve daralan reel gelirler nedeniyle mali manevra alanını tükettiği vurgulandı. Raporda, mali tamponların yeniden tesis edilmesi ve sosyal desteklerin doğrudan en savunmasız kesimlere odaklanması çağrısı yapıldı.

















