Uluslararası Para Fonu (IMF), güçlü küresel talep ve tırmanan jeopolitik gerilimler sebebiyle yüksek petrol fiyatlarının 2027 yılı boyunca etkisini sürdüreceğini öngördü. IMF ve Dünya Bankası Yıllık Toplantıları öncesinde Singapur’da konuşan IMF Başkanı Kristalina Georgieva, yapay zekâ kullanımının yaygınlaşması ile enerji, gıda, gübre ve temel sanayi ürünlerinin fiyatlarındaki artış arasında doğrudan bir bağ bulunduğunu vurguladı.
Georgieva, enerji şoklarının şiddetli yaşandığını ancak enerji verimliliği, kaynak çeşitliliği ve tedarik zincirlerinin esnekliği sayesinde ilk dalganın kontrol altına alındığını belirtti. Buna karşın Filipinler’de “Godzilla El Niño” olarak adlandırılan aşırı iklim olaylarının gıda fiyatlarını yukarı çekerek enflasyonu beslediğine ve büyümeyi baskıladığına dikkat çekti.
“Kış yaklaşıyor”: Hürmüz riski LNG akışını sınırlıyor
Körfez bölgesinden sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) akışının Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik tehditleri devam ettiği müddetçe kısıtlı kalacağını ifade eden Georgieva, “Kış yaklaşıyor ve Körfez’deki gerilimler yarın bitse dahi enerji fiyatları yüksek kalmaya devam edecek” uyarısında bulundu.
Soğuk kış koşulları öncesinde depolarını doldurmaya çalışan Asya ve Avrupa ülkelerinin bu maliyet baskısından orantısız biçimde etkilendiğini kaydeden IMF Başkanı, petrol ve gaz fiyatlarının 2027’ye kadar yüksek seviyelerini korumasının küresel enflasyonist baskıları canlı tutacağını söyledi.
Küresel borç İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en yüksek seviyede
Dünya genelinde kamu borçlarının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranının yüzde 100 eşiğini aşarak İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki en yüksek seviyeye ulaştığı bildirildi. Bu oran, ekonomilerin bir yıllık toplam üretimlerinin tamamını borç yükünü karşılamaya ayırması anlamına geliyor.
Georgieva, gelişmiş ekonomilerin ve özellikle yüksek borçlu Avro Bölgesi ülkelerinin artan tahvil faizleri nedeniyle derin bir finansman darboğazıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Faiz oranları ile ekonomik büyüme arasındaki farkın eksiye döndüğünü vurgulayan IMF Başkanı; büyüme beklentileri karşılık bulmazken faizlerin yüksek kalmasının borç çevrimini zorlaştırdığını ifade etti.
Yapay zekânın enflasyonist yükü ve ‘Amara Kanunu’
Yapay zekâ yatırımlarının ekonomi denklemine iki yönlü etki yaptığını aktaran Georgieva, bu teknolojilerin bir yandan uzun vadeli tahvil ihraçlarını ve devasa sermaye harcamalarını artırdığını, diğer yandan da gelecekteki büyüme potansiyelini önden fiyatladığını söyledi.
Teknolojik dönüşümlerde “kısa vadeli etkinin abartılıp uzun vadeli etkinin hafife alındığını” özetleyen ünlü Amara Kanunu’nu hatırlatan IMF Başkanı; gıda ve enerji şokları, yapay zekâ altyapı giderleri, gümrük tarifeleri ve artan savunma harcamalarının enflasyonu sürekli körüklediğini belirtti. Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) faiz artırımlarıyla küresel fiyatlamaları yeniden şekillendirdiğini belirten Georgieva; yüksek borçlu ülkelere mali disiplin, gelişmekte olan piyasalara ise sermaye kaçışlarına karşı koruyucu tampon mekanizmalar oluşturma çağrısında bulundu.

















