İmamoğlu mahkemede konuştu: Akın Gürlek ile perde arkası!

Duruşmada savunma yapan Ekrem İmamoğlu, Bakan Akın Gürlek ile randevu sürecini ve sel felaketindeki yapılaşma krizini anlattı.

İmamoğlu mahkemede konuştu: Akın Gürlek ile perde arkası!

İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında yer aldığı 53’ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 99. duruşması, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki salonda görüldü. Duruşmaya görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, milletvekilleri ve İmamoğlu ailesi katıldı.

Savunmasına İstanbul Fatih’te su birikintisinde elektrik akımına kapılarak yaşamını yitiren 14 yaşındaki M.I.’ya rahmet dileyerek başlayan İmamoğlu, kentte yaşanan sel felaketi ile yargılandığı dava arasında doğrudan bağ kurdu ve Bakan Akın Gürlek ile geçmişte yaptığı telefon görüşmesinin ayrıntılarını paylaştı.

“Temel mesele yağış miktarı değil, kontrolsüz kentleşme”

İstanbul’da etkili olan sağanak yağış ve su baskınlarının yalnızca altyapı eksikliği ya da düşen yağmur hacmiyle izah edilemeyeceğini savunan İmamoğlu, kentin tarihsel nüfus artışına ve imar politikalarına dikkat çekti:

“1986’da 6 milyonu biraz aşan bir İstanbul vardı; 1994’te 8,5 milyon, 2019’da ise 25 yıllık bir yönetimin ardından 16 milyona dayanan bir kent nüfusu oluştu. Temel mesele sadece kilogram bazında yağışla açıklanamaz; esas sorun nüfus planlaması ve kentleşme krizidir. Kağıthane ve Ayazağa vadilerine son 10-15 yılda yüz binlerce kişilik nüfusun kuleler halinde dere yataklarına dizilmesini bu tablodan ayrı tutamazsınız.”

İmamoğlu, derelerin, vadilerin ve su havzalarının imara açılmasının kentsel kırılganlığı artırdığını belirterek, bu durumun davanın arka planıyla yakından ilişkili olduğunu öne sürdü.

Akın Gürlek ile randevu trafiğini anlattı

Savunmasında Bakan Akın Gürlek’in İstanbul’daki görev dönemine değinen İmamoğlu, göreve başlama tebriği için randevu talep ettiğini, ancak sürecin krizle sonuçlandığını iddia etti. Görüşme trafiğinde yaşananları mahkeme heyetine şu sözlerle aktardı:

“Aradım, ‘Sizden randevu istedim, bir hafta 10 gündür yanıt vermiyorsunuz, niçin?’ dedim. ‘Çok yoğunum’ yanıtını verdi. Teamül gereği vali ziyaretinden sonra İBB Başkanı ile görüşülmesi gerektiğini belirttim. Ardından 30 Ekim Çarşamba gününe randevu verildi. Ancak randevu tarihinden bir gün önce iptal edildi ve 30 Ekim sabahı Esenyurt Belediyesi’ne operasyon yapıldı.”

“Aklanması gereken kişi ben değilim”

Yürütülen soruşturmaların ve davaların siyasi bir çerçevede ilerlediğini iddia eden İmamoğlu, savunmasını şu ifadelerle tamamladı:

  • Sorumluluk vurgusu: Sürecin bir parçası olarak kendisinin suçsuz olduğunu belirten İmamoğlu, asıl sorumluların kamuoyu vicdanında belli olduğunu dile getirdi.
  • Üç isim iddiası: “Aklanması gereken birinci, ikinci ve üçüncü kişiyi biliyorum; sıralamasını yaptım ancak isim vermeyeceğim. 87 milyon bu isimleri gayet iyi tarifleyecektir. Aklanması gerekenler hem millet hem de yargı huzurunda hesap verecektir.”
İmamoğlu mahkemede konuştu: Akın Gürlek ile perde arkası!
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.