Teknoloji devi Apple, eylül ayında yayımladığı işletim sistemi güncellemeleriyle birlikte sesli asistanı Siri’nin yeni nesil yapay zeka sürümünü (Siri AI) kullanıma sundu. Kişisel bağlamı daha derinlemesine anlama, ekran içeriğini analiz etme ve uygulamalar içinde çok adımlı eylemleri gerçekleştirme vaadiyle tanıtılan yeni Siri, kullanıcılara “beta” formatında ulaştı.
Ancak erken erişim sürecinde ortaya çıkan performans sorunları, kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyerek hayal kırıklığına yol açtı. Apple Intelligence altyapısıyla güçlendirilen sistem; yanıt hızındaki düşüş, bulut bağımlılığı ve temel işlevlerde yaşanan tutarsızlıklar nedeniyle teknoloji dünyasında tartışma konusu oldu.
1. Yanıt sürelerinde belirgin yavaşlama
Teknoloji platformu 9to5Mac’in derlediği kullanıcı geri bildirimlerine göre en büyük şikayet yanıt hızındaki düşüş oldu. Yeni Siri’nin, özellikle Apple Watch üzerinde ve basit komutlarda bile eski sürüme kıyasla çok daha geç tepki verdiği gözlemlendi.
Bu gecikmenin temel nedeni sistemin mimari değişiminden kaynaklanıyor. Yeni Siri, cihaz içi yerel işlem gücünün yanı sıra sunucu tabanlı büyük yapay zeka modellerini bir arada kullanıyor. Sunucularla kurulan anlık iletişim trafiği ve karmaşık modellerin devreye girmesi, sayaç kurma ya da kısa mesaj gönderme gibi hızlı tamamlanması beklenen rutin komutlarda fark edilir gecikmelere yol açıyor.
2. Sürekli ekran kilidi açma zorunluluğu
Kullanıcıların karşılaştığı bir diğer problem ise kilit ekranı üzerinden verilen komutlarda Siri’nin sürekli olarak cihaz kilidinin açılmasını talep etmesi. Kilit ekranında Siri erişimi açık olmasına rağmen karşılaşılan bu durum, eller serbest kullanım deneyimini sekteye uğratıyor.
Söz konusu kısıtlamanın, Siri’nin kişisel verilere ve derin dizinlemeye erişim ihtiyacı ile kullanıcı gizliliğini koruma refleksi arasındaki tasarım ikileminden kaynaklandığı değerlendiriliyor. Apple’ın güvenlik ve kullanım kolaylığı arasındaki dengeyi henüz tam olarak kuramadığı görülüyor.
3. Verilere ve basit içeriklere erişim güçlüğü
Apple, yeni Siri’nin e-postalar, mesajlar ve fotoğraflar genelinde kişisel verileri çok daha kolay tarayabildiğini duyurmuştu. Ancak pratik kullanımda asistanın, eski sürümün rahatlıkla eriştiği bazı basit bilgilere ulaşamadığı görüldü.
- Anımsatıcılar (Reminders) uygulamasındaki mevcut listelerin bulunamaması,
- Belirli alarmların ya da akıllı ev aksesuarlarının isimle çağrıldığında doğru algılanamaması,
- Cihaz içi aramalarda karşılaşılan indeksleme hataları.
Uzmanlar, bu durumun kalıcı bir yetersizlikten ziyade yeni veri dizinleme protokollerinin oturmamış olmasından kaynaklandığını belirtiyor.
4. Bulut bağlantı hataları ve erişim sınırları
Siri kullanımında sıkça karşılaşılan “bir hata oluştu” uyarıları, cihaz ile Apple’ın bulut altyapısı arasındaki bağlantı problemlerine işaret ediyor. Bazı kullanıcılar VPN bağlantılarını kapattıklarında veya ağ değiştirdiklerinde sorunun hafiflediğini belirtse de, arayüzün hatanın sebebini açıkça göstermemesi kullanıcıları yanıtsız bırakıyor.
Apple, sunucu tabanlı bazı Apple Intelligence özelliklerinin sistem yoğunluğuna ve komut karmaşıklığına bağlı olarak günlük kullanım sınırlarına tabi olabileceğini ifade ediyor.
5. Bazı geleneksel işlevlerin devre dışı kalması
Mimari dönüşüm, eski Siri’de sorunsuz çalışan bazı özelliklerin yeni sürümde henüz yer almamasına neden oldu. Örneğin Sağlık (Health) uygulamasındaki verilere dair doğrudan sorgular şu aşamada desteklenmiyor. Bunun yanı sıra doğrudan komutlarla ChatGPT entegrasyonunu tetikleme mekanizmasında da işleyiş farklılıkları ve aksamalar yaşanıyor.
Geliştirme süreci devam eden bir deneyim
Ortaya çıkan teknik aksaklıklar, yapay zekalı asistanların geçiş döneminde yaşadığı genel açmazı yansıtıyor. Yeni Siri, bağlamsal zeka ve uygulama kontrolü açısından çok daha iddialı bir altyapıya sahip olsa da; bulut bağımlılığı ve yerel indeksleme süreçleri henüz pürüzsüz bir hıza ulaşabilmiş değil.
Apple, sistemin henüz beta aşamasında olduğunu ve kullanıcı geri bildirimleri doğrultusunda gelecek yazılım güncellemeleriyle performans, hız ve işlevsellik açıklarının kademeli olarak giderileceğini vurguluyor.

















