Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, Türkiye’nin insansız hava aracı (İHA) ve drone kapasitesine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Dendias, “Türkiye’nin 1 milyondan fazla drone sistemi var” ifadelerini kullanarak Ankara’nın hava teknolojileri alanındaki atılımlarına vurgu yaptı.
Bakan ayrıca, sahada teknolojinin etkisine işaret ederek, “Eğer biri ne olabileceğini anlamak istiyorsa, Ermenistan’da, Karabağ’da ne olduğuna bakması yeterli. Bir muharebenin, ateş bile edemeden nasıl kaybedilebileceğini orada görebilir” şeklinde konuştu. Dendias’ın bu benzetmesi, dronelarla yürütülen modern muharebe örneklerine atıf olarak değerlendirildi.
Dendias’ın açıklamaları, Ege ve Doğu Akdeniz bağlamında iki ülke arasındaki güvenlik kaygılarını yeniden gündeme taşıdı. Yunan yetkililer son dönemde Türkiye’nin hava ve elektronik harp kabiliyetlerindeki gelişmeleri yakından izlediklerini belirtiyor; Türkiye ise savunma yatırımlarını “egemenlik ve caydırıcılık” gereği olarak savunuyor.
Savunma uzmanları Dendias’ın sayısal iddiasını temkinli karşılıyor: Resmi kaynaklar genellikle platform sayıları, operasyonel uçuş saatleri ve lojistik destek kapasitesi gibi farklı metrikler üzerinden değerlendirme yapıyor. Uzmanlar, tek bir ülkenin “1 milyon” gibi yüksek bir İHA/ drone envanterine sahip olması iddiasının lojistik, üretim ve operasyonel sürdürme açısından detaylı teknik inceleme gerektirdiğini vurguluyor.
Analistler, Karabağ örneğine gönderme yapılarak verilen mesajın iki yönlü olduğunu belirtiyor: Bir yandan modern harp teknolojilerinin savaş üzerindeki belirleyiciliğine dikkat çekiliyor; diğer yandan bölgesel aktörlerin savunma planlamalarında drone ve elektronik harp yeteneklerinin stratejik öncelik kazandığı vurgulanıyor.
Ankara cephesinden resmi bir yanıtın gelmesi halinde bu haber güncellenecek. NATO ve bölgesel aktörler, hava sahası güvenliği ve yeni nesil harp teknolojilerinin sınır ötesi etkileri konusunda diplomatik ve askeri kanallarda görüş alışverişini sürdürüyor.

