Fidan'dan Moskova'da tarihi çağrı: ABD-İran mutabakatı kesintisiz uygulanmalı
Gündem

Fidan’dan Moskova’da tarihi çağrı: ABD-İran mutabakatı kesintisiz uygulanmalı

Küresel diplomaside hareketli günler yaşanırken, Türkiye bölgedeki barış ve istikrar adımlarına öncülük etmeyi sürdürüyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Moskova’da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile kritik bir görüşme gerçekleştirdi. İki bakan, baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından kameraların karşısına geçerek ortak basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda konuşan Bakan Fidan, Washington ve Tahran yönetimleri arasında sağlanan tarihi uzlaşıya değinerek, “ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı, bölgede çatışma ikliminin kırılması için son derece kıymetli bir diplomatik eşik olarak görüyor ve memnuniyetle karşılıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması küresel ticaret için hayati önemde”

Bakan Fidan, mutabakatın kağıt üzerinde kalmaması ve kalıcı bir güvenlik mimarisine dönüşmesi gerektiğinin altını çizdi. Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer emniyetine dikkat çeken Fidan, şu hayati uyarıyı yaptı:

“Hürmüz Boğazı’nın savaş öncesinde olduğu gibi, tüm gemilerin güvenli, serbest ve kesintisiz geçişine açık tutulması, bölgesel istikrarın yanı sıra küresel enerji güvenliği ve uluslararası ticaret bakımından da hayati önemde bulunmaktadır. Nihai imzalar atılana dek geçecek hassas süreçte barış iklimini zehirleyebilecek söylemlerden ve İsrail’in süreci rayından çıkarmayı hedefleyecek olası sabotaj girişimlerinden mutlak surette kaçınılması elzemdir.”

Sürecin arka planına dair detaylar da paylaşan Fidan; ABD Başkanı Donald Trump ve İran liderliğinin ortaya koyduğu siyasi iradeyi takdir ettiklerini belirtti. Ayrıca süreçte büyük emek harcayan Pakistan’ın arabuluculuk çabaları ile Katar ve Suudi Arabistan’ın diplomatik girişimlerini memnuniyetle not ettiklerini aktardı.

“Temel önceliğimiz Rusya ile Ukrayna’nın diplomasi masasına dönmesi”

Moskova’daki görüşmenin ana sütunlarından birini de 5. yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı oluşturdu. Cephe gerisindeki sivil yerleşim yerlerinin hedef alınmasını ve Karadeniz’deki seyrüsefer emniyetini tehdit eden tırmanmayı endişeyle takip ettiklerini belirten Bakan Fidan, Türkiye’nin arabuluculuk rolünü şu sözlerle hatırlattı:

“Ukrayna’daki savaşın mümkün olan en kısa sürede ve barışçıl yollardan sonlandırılmasına yönelik arzumuzu ilettik. Kendisine müteakip müzakere turlarına ev sahipliği yapma hususunda hazır olduğumuzu da yine ifade ettim. Ülkemizin temel önceliği Rusya ile Ukrayna’nın diplomasi masasına dönmesidir. Son dönemde ülkemizin Karadeniz’deki çıkarlarına halel getirebilecek hadiselerin önünün alınmasına yönelik beklentimizi de değerli meslektaşıma ayrıca ilettim.”

Güney Kafkasya’da barışın teminatı: 3+3 Platformu

Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinde katedilen mesafeden duyulan memnuniyeti dile getiren Fidan, bölgede fiilen tesis edilen barışın artık sahaya yansıması gerektiğini vurguladı. Güney Kafkasya’daki ulaştırma, enerji ve lojistik hatlarının geliştirilmesinin bölgesel istikrarın teminatı olacağını söyleyen Fidan, bölge meselelerinin çözümünde “3+3 Bölgesel İşbirliği Platformu”nun en doğru adres olduğunu kaydetti.

“İsrail’in illüzyonu dağılıyor, diplomatik eylem birliği şart”

Basın mensuplarının “İsrail’in ABD-İran mutabakatını sabote etme riski var mı?” şeklindeki sorusunu yanıtlayan Bakan Fidan, uluslararası toplumun artık ortak bir refleks geliştirmesi gerektiğini savundu. Fidan, şöyle konuştu:

“İsrail’in bir istikrarsızlaşma ve sabote etme rolü olabilir mi? Olabilir. Onun için biz hep şunu söylüyoruz; İsrail’in bölgedeki tavırları sadece birkaç ülkenin sorunu değil, bütün dünyanın sorunu ve bütün dünya bunun farkında. İlk defa bütün dünyada İsrail’in oluşturduğu illüzyonun dağılmasına yönelik bir anlayış birliği oluşmakta. Bu anlayış birliğinin gerekli diplomatik yöntemler konularak bir eylem birliğine dönüşmesi gerekiyor artık. İsrail, bütün dünyanın kendisine karşı bir diplomatik eylem çabası içinde olduğunu gördüğü zaman adım atması mümkün değildir.”

Türkiye’nin krizdeki kritik rolü

Türkiye’nin süreç boyunca yürüttüğü mekik diplomasisine de değinen Fidan, “Pakistanlı kardeşlerimizle, Katarlı kardeşlerimizle, Amerikalılarla, İranlılarla gece gündüz iletişim halindeydik” diyerek bölge liderlerinin ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telekonferansın çok önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Fidan, sabotajların gölgesinde kalmadan sonraki 60 günlük dönemde teknik müzakerelerin nihayete ermesini ve bölgeye kalıcı kalibrede bir düzen gelmesini umut ettiklerini sözlerine ekledi.