Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), Fatih Karahan başkanlığında toplanarak yılın dördüncü faiz kararını belirleyecek. Küresel düzeyde jeopolitik risklerin arttığı ve merkez bankalarının “şahin” duruşlarını koruduğu kritik bir dönemde gözler, Ankara’dan gelecek saat 14.00’teki açıklamaya çevrildi.
Küresel gerilimler “tedbir” kararını tetikliyor
Banka, Nisan ayında gerçekleştirdiği son toplantıda politika faizini yüzde 37 düzeyinde sabit tutmuştu. Özellikle ABD-İsrail-İran hattında yaşanan sıcak çatışmalar ve artan jeopolitik gerilimler, küresel ekonomideki belirsizlikleri derinleştirirken, TCMB’nin “ihtiyatlı” duruşunu korumasına neden olmuştu. Enerji fiyatlarındaki yüksek seyir ve piyasalardaki oynaklık, bankanın dezenflasyon süreciyle uyumlu olarak sıkı para politikası adımlarını kararlılıkla izlemesi gerektiğini gösteriyor.
Ekonomistlerin beklentisi: “Sabit tutulmalı”
PPK toplantısına yönelik 20 ekonomistin katılımıyla gerçekleştirilen beklenti anketi, piyasaların genel eğilimini ortaya koydu. Ankete katılan uzmanların büyük çoğunluğu, TCMB’nin mevcut konjonktürde bir değişikliğe gitmeyeceği görüşünde birleşiyor:
- Sabit beklentisi: Ekonomistlerin 17’si politika faizinin yüzde 37’de sabit bırakılacağını öngörüyor.
- Artırım beklentisi: Katılımcıların 3’ü ise 300 baz puanlık bir artış yapılarak sıkılaşmanın devam ettirilmesi gerektiğini savunuyor.
- Yıl sonu projeksiyonu: Ankette yıl sonu için medyan beklenti ise yüzde 35 seviyesinde hesaplanıyor.
“Sıkılaştırma” mesajı gündemde
TCMB, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma riskine karşı her zaman “sıkılaştırma” adımları atabileceğini daha önce vurgulamıştı. Bugün açıklanacak karar metninde, kurulun hem küresel risklere karşı aldığı tedbirlerin hem de enflasyon hedefleriyle uyumlu stratejisinin nasıl şekilleneceği, yerel piyasaların önümüzdeki dönemdeki seyri açısından belirleyici olacak.

