Küresel ekonomiyi derinden etkileyen Orta Doğu’daki krizin çözümüne yönelik Avrupa cephesinden stratejik bir hamle hazırlığı yapılıyor. İngiltere ve Fransa liderliğindeki Avrupa müttefikleri, uluslararası enerji koridorunun kalbi sayılan Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların temizlenmesi için başlatılacak çok uluslu askeri misyona Amerika Birleşik Devletleri’nden resmi destek istemeye hazırlanıyor.
G7 Zirvesi’nde öncelikli gündem Hürmüz
Fransa’nın Evian-les-Bains kentinde gerçekleştirilecek olan G7 Zirvesi, ticari gemilerin bölgeden güvenle geçişini sağlamak üzere planlanan askeri operasyonun diplomatik merkez üssü konumunda. Bloomberg’in diplomatik kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre, İngiltere ve Fransa boğazdaki patlayıcıların etkisiz hale getirilmesine yönelik operasyonun teknik detaylarını büyük ölçüde tamamladı. Söz konusu planın hayata geçirilmesi için ABD Başkanı Donald Trump’ın resmi onayı bekleniyor.
Avrupalı yetkililerin, çatışmaların ardından yürütülecek bu operasyon için ABD’li mevkidaşlarıyla haftalardır gizli müzakereler yürüttüğü ifade ediliyor. Bu müzakerelerde, ABD ordusunun bölgedeki mayın temizleme kapasitesinin kısıtlı olduğu vurgulanarak, Avrupa donanmasının sürece dahil olmasının hayati bir gereklilik olduğu tezi işleniyor.
Aspides misyonu genişletiliyor
Operasyonun sahadaki uygulamasına dair önemli detaylar da netleşmeye başladı. Reuters’ın ele geçirdiği gizli belgelere göre, Avrupa Birliği (AB) diplomatik servisi, halihazırda Kızıldeniz’de ticari gemilerin güvenliğini sağlamakla görevli Aspides misyonunun yetki alanını genişletmeyi planlıyor. Bu formülle, misyonun Hürmüz Boğazı’ndaki mayın temizleme sürecinin ana yürütücüsü olması öngörülüyor.
Öte yandan, sürecin diplomatik ayağında İngiltere ve Fransa temsilcilerinin, operasyonun güvenli bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için doğrudan İran yönetimi ile temas kurmaya hazırlandığı iddialar arasında yer alıyor.
Küresel ekonomiye abluka darbesi
Basra Körfezi’nden dünya pazarlarına ulaşan petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) kilit rotası olan Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik açığı, küresel ekonomideki tedarik zincirini derinden sarsıyor. Bölgedeki mayın riski, enerji ticaretini durma noktasına getirirken uluslararası piyasalarda akaryakıt fiyatlarının ve sanayi maliyetlerinin hızla yükselmesine neden oldu.
Boğazın dünya ticareti için taşıdığı önem, bölgesel aktörler tarafından da yakından takip ediliyor. Daha önce Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da yaptığı bir değerlendirmede, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam etmesinin Afrika kıtası başta olmak üzere birçok bölgede ciddi gıda kıtlıklarına ve küresel bir krize yol açabileceği uyarısında bulunmuştu. Avrupalı liderler, bu askeri inisiyatifle küresel enflasyon baskısını hafifletmeyi ve kopan tedarik zincirini yeniden tesis etmeyi hedefliyor.

