TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Finlandiya ve İsveç ziyaretleri dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtladı. CHP içindeki grup toplantısı krizine dair sorulan soru üzerine, Meclis İçtüzüğü ve parti grup yönetmeliklerine vurgu yapan Kurtulmuş, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı ya da herhangi bir partinin genel başkanı da kendi partisinin grup toplantısında konuşma yapabilir, bunu önleyecek hiçbir madde yok. Dolayısıyla biz buna göre hareket etmek durumundayız.”
Kurtulmuş, geçmişte SHP döneminde yaşanan benzer bir vakayı hatırlatarak, TBMM Başkanlığı’nın partilerin iç işlerinde taraf olamayacağını ve mevzuat çerçevesinde hareket edileceğini belirtti. “Meclis Başkanlığını bu konunun tarafı yapmaya kalkmasınlar” diyen Kurtulmuş, çözümün partinin kendi kurumsal kimliği içerisinde aranması gerektiğini ifade etti.
“Türkiye’nin Önemi Artıyor”
Finlandiya ve İsveç temaslarının oldukça verimli geçtiğini belirten Kurtulmuş, Avrupa’nın güvenlik ihtiyacı bağlamında Türkiye’nin jeopolitik konumunun yeniden merkezileştiğini ifade etti:
- Yeni Bir Dönem: NATO süreçlerinin ardından Türkiye ile bu ülkeler arasında stratejik önemi yüksek yeni bir dönemin başladığına işaret etti.
- Çok Merkezli Dünya: Dünya siyasetinin artık tek veya iki kutuplu olmadığını, çok merkezli bir yapıya evrildiğini belirten Kurtulmuş, Türkiye’nin bu süreçte “aranılan bir müttefik” konumuna geldiğini vurguladı.
- Parlamenter Diplomasi: Türkiye’nin bölgesel ve küresel krizlerdeki aktif arabuluculuk rolünün, parlamenter diplomasi ile daha da güçleneceğini kaydetti.
Terörle Mücadelede “Kritik Eşik” Vurgusu
Çözüm süreci ve yeni anayasa tartışmalarına da değinen Kurtulmuş, 7 aylık bir çalışma ve 21 toplantı sonucunda ortaya çıkan mutabakata dikkat çekti:
“Raporun kritik eşiği; örgütün silahları bıraktığı, kendisini tasfiye ettiğinin güvenlik birimlerince ölçülebilir ve denetlenebilir bir şekilde ortaya konulmasıdır. Siyaset üzerine düşeni yaptı, artık silahların bırakılması konusunda İmralı’nın iradesi dışında bir gecikme olduğunu görüyoruz.”
Kurtulmuş, “demir tavında dövülür” diyerek, bölgesel şartların Türkiye’nin istikrarı için elverişli olduğunu ve atılacak adımların kimseye mazeret bırakmayacağını da sözlerine ekledi.

