Paris merkezli Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), küresel ekonominin geleceğine dair “Küresel Ekonomik Görünüm” raporunu güncelledi. Örgüt, özellikle Orta Doğu’daki çatışmaların dünya ekonomisi üzerindeki baskısının artmasıyla birlikte, 2026 yılına dair büyüme beklentilerini aşağı yönlü revize etti.
Savaşın Ekonomik Faturası: Büyüme Tahminleri Revize Edildi
OECD, daha önce yüzde 2.9 olarak öngördüğü 2026 küresel büyüme tahminini, yüzde 2.8’e indirdi. Raporun ana odak noktası, 28 Şubat 2026 tarihinde başlayan ve ABD ile İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının dünya ticaretinde yarattığı aksamalar oldu. OECD yetkilileri, Orta Doğu’daki çatışmanın artık küresel ekonomik tahminlerin “ana belirleyicisi” haline geldiğinin altını çizdi.
Enerji Krizi ve Tedarik Zinciri Kopuşu
Küresel ekonomik durgunluğun arkasındaki temel nedenlerden biri, enerji arzında yaşanan darboğazlar olarak öne çıkıyor. Özellikle 13 Nisan 2026’dan bu yana uygulanan deniz ablukası ve kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş kısıtlamaları, enerji piyasalarında ciddi bir istikrarsızlığa yol açtı.
OECD raporunda bu durumun yansımaları şu başlıklarla özetlendi:
- Enflasyonist Baskı: Enerji fiyatlarındaki sert yükseliş ve tarımsal girdilerdeki tedarik sorunları, enflasyon rakamlarını yukarı çekerken, reel gelirlerde ciddi bir azalmaya neden oldu.
- Tedarik Zinciri: İran’ın, boğazdan geçişleri koordinasyona bağlaması ve çatışmaların sürmesi, küresel lojistik ağlarında büyük aksamalara yol açtı.
2027 İçin “Düşük Büyüme” Uyarısı
OECD, 2027 yılı için büyüme beklentisini şimdilik %3.1 seviyesinde sabit tutsa da, raporda ciddi bir uyarıya yer verildi. Örgüt, savaşın ve jeopolitik gerilimin mevcut hızıyla devam etmesi senaryosunda, 2027 yılındaki büyüme hızının %2.1 seviyelerine kadar gerileyebileceğini belirtti.
Özellikle Körfez ülkelerinde üretilen temel sanayi ve tarımsal ürünlerin küresel pazara arzındaki düşüş, dünya genelinde maliyetleri artırmaya devam ediyor. Ekonomistlerin “temkinli iyimserlik” döneminin sona erdiğini belirttiği raporda, belirsizliğin sürmesi halinde küresel ekonominin daha zorlu bir darboğazdan geçebileceği vurgulandı.

