Lübnan’ın güney sınırında tırmanan askeri gerilim, sivil yaşam alanlarının ardından sağlık altyapısını da doğrudan felç etmeye başladı. İsrail ordusuna ait savaş uçakları, Lübnan’ın güneyindeki stratejik liman şehri Sur’a bağlı Marake beldesi kavşağında sivil yerleşimleri ve kritik altyapı tesislerini hedef alan şiddetli bir hava saldırısı gerçekleştirdi.
Lübnan resmi ajansı NNA’nın aktardığı ilk bilgilere göre; bombardımanın hedefi, Sur kentinin en büyük ve en donanımlı sağlık tesisi olan Cebel Amil Hastanesi‘nin hemen karşısındaki binalar ve hastaneye ait otopark yerleşkesi oldu. Gece saatlerinde düzenlenen ve kent genelinde büyük bir infiale yol açan saldırıda, ilk belirlemelere göre 2 kişi hayatını kaybetti, 23 kişi ise çeşitli yerlerinden yaralandı. Yaralılar, patlamanın hemen ardından çevredeki ilk yardım ekipleri tarafından tahliye edilerek tedavi altına alındı.
Yoğun bakımda can pazarı: Hastane binaları ağır hasarlı
Saldırının sivil can kayıplarının ötesindeki en yıkıcı etkisi ise hastane içindeki tıbbi sistemlerde yaşandı. Hava saldırısı sonucu bölgedeki ana elektrik şebekesinin çökmesi ve trafoların infilak etmesi nedeniyle Cebel Amil Hastanesi’nde tamamen elektrik kesintisi meydana geldi. Elektriklerin kesilmesi, doğrudan hayati fonksiyon destek cihazlarına bağlı olan kritik durumdaki hastaları vurdu. Hastanenin yoğun bakım ünitelerinde tedavi gören hastalara sağlanan oksijen akışında ciddi aksamalar yaşandığı bildirildi.
Saha Raporu: Bombardımanın şiddetiyle hastane binalarında çok ağır yapısal hasarlar oluştu. Özellikle yoğun bakım servisleri, hasta odaları, diyaliz merkezi ve hastane yerleşkesi kullanılamaz hale gelerek büyük zarar gördü.
Sosyal medya platformlarında yerel kaynaklarca paylaşılan ve dehşetin boyutunu gözler önüne seren görüntülerde; patlamanın oluşturduğu basınç dalgası nedeniyle Cebel Amil Hastanesi’nin tüm camlarının kırıldığı, hastane otoparkındaki ambulanslar ile sivil araçların demir yığınına döndüğü ve çevredeki binaların cephelerinin tamamen çöktüğü net bir şekilde saptandı.
Arka plan: Ateşkes sürecinde dinmeyen silah sesleri
Lübnan sahasındaki bu kanlı döngü, mart ayından bu yana sistematik olarak devam eden askeri operasyonların bir parçası olarak değerlendiriliyor. İsrail ordusu, Lübnan topraklarına yönelik 2 Mart 2026 tarihinde başlattığı geniş çaplı ve yoğun hava saldırılarının ardından, ülkenin güney sınır hattındaki birçok stratejik beldeyi karadan işgal etmişti. Lübnan hükümetinin bu süreçte açıkladığı resmi verilere göre, bombardımanlar ve işgal tehdidi nedeniyle evlerini terk ederek ülke içinde yerinden edilen mültecilerin sayısı 1 milyonu aşmış durumda.
Uluslararası diplomasinin ateşi düşürme çabaları ise sahada tam anlamıyla karşılık bulmadı. Süreç içerisindeki diplomatik takvim ve gelişmeler şu şekilde kronolojik bir seyir izledi:
- 17 Nisan: Lübnan ile İsrail arasında 10 günlük geçici bir ateşkes yürürlüğe girdi.
- 24 Nisan: ABD Başkanı Donald Trump, taraflarla yapılan müzakereler neticesinde geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını resmen duyurdu.
- 14-15 Mayıs: ABD’nin arabuluculuğunda gerçekleştirilen üçüncü tur diplomatik görüşmeler sonucunda, ateşkesin 17 Mayıs itibarıyla 45 gün daha uzatılmasına ve haziran ayı başında dördüncü tur müzakerelerin başlatılmasına karar verildi.
Netanyahu’nun “Saldırıları artırın” talimatı ve acı bilanço
Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı son resmi rapor, krizin insani maliyetini rakamlarla ortaya koyuyor. Bakanlık, 2 Mart’tan bu yana İsrail saldırılarında hayatını kaybeden Lübnan vatandaşlarının sayısının 3 bin 433’e ulaştığını bildirdi.
Kağıt üzerinde devam eden ateşkese rağmen İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyindeki stratejik noktalara yönelik hava harekatlarını, topçu atışlarını ve organize ev yıkımlarını kesintisiz bir şekilde sürdürüyor. Hizbullah ise İsrail birliklerinin ateşkes şartlarını defalarca ihlal ettiğini öne sürerek sınır hattındaki İsrail askeri unsurlarına ve zırhlı araçlarına yönelik misilleme saldırıları düzenlemeye devam ediyor. Bölgedeki diplomatik koridorları tamamen tıkayan son hamle ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’dan gelmişti. Netanyahu, 25 Mayıs tarihinde yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, ordu komuta kademesine Lübnan’a yönelik askeri saldırıların dozunun ve yoğunluğunun artırılması yönünde kesin talimat verdiğini açıkça ilan etmişti.

