İsrail’in Lübnan’daki yeni işgal hamlesine Ankara’dan sert tepki
Gündem

İsrail’in Lübnan’daki yeni işgal hamlesine Ankara’dan sert tepki

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, İsrail ordusunun Lübnan topraklarında gerçekleştirdiği askeri faaliyetleri ve işgal alanını genişletme hamlelerini yaptığı resmi açıklamayla çok sert bir şekilde kınadı. Bakanlık tarafından paylaşılan metinde, Tel Aviv yönetiminin bölgedeki yayılmacı politikalarının uluslararası hukuku ve bölgesel istikrarı doğrudan tehdit ettiği vurgulandı.

Açıklamada, Binyamin Netanyahu başbakanlığındaki İsrail hükümetinin, daha önce Gazze Şeridi’nde uyguladığı yıkım ve insani kriz stratejisinin bir benzerini Lübnan sahnesine taşımaya çalıştığı ifade edildi.

Dışişleri Bakanlığı Açıklaması: “İsrail’in Lübnan’daki işgalini genişletmesini en güçlü biçimde kınıyoruz. Netanyahu hükümetinin, Gazze’de yaptığı gibi, Lübnan’da da işgal ettiği yerleri yaşanmaz hale getirerek Lübnanlıları kalıcı göçe zorlamayı amaçladığı görülmektedir.”

“Bölgesel barış ve istikrar hedefleniyor”

Bakanlık, İsrail’in izlediği bu saldırgan politikaların Orta Doğu’da kalıcı barış, huzur ve istikrar arayışlarını sabote ettiğini ve halihazırda kritik olan insani durumu daha da ağırlaştırdığını kaydetti. Yaşanan krizin önlenmesi adına başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) olmak üzere küresel aktörlerin acilen devreye girmesi gerektiği çağrısı yinelendi. Diplomatik metinde, “İsrail’in Lübnan’daki saldırılarını ve işgalini sonlandırması için uluslararası toplumun gecikmeksizin somut adımlar atması gerekmektedir” ifadelerine yer verildi.

Lübnan sahasında ateşkes krizleri ve bilanço

İsrail ordusunun 2 Mart’ta başlattığı yoğun hava bombardımanları ve ardından ülkenin güneyindeki birçok beldeyi karadan işgal etmesiyle tırmanan süreç, büyük bir insani dramı da beraberinde getirdi. Lübnan hükümeti tarafından paylaşılan resmi verilere göre, askeri harekatlar nedeniyle ülke içinde yerinden edilen ve göç etmek zorunda kalan sivillerin sayısı 1 milyonu aşmış durumda.

Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı son raporlar ise sahadaki can kaybının boyutunu gözler önüne seriyor:

  • Can Kaybı: 2 Mart’tan bu yana düzenlenen saldırılarda 3 bin 412 kişi hayatını kaybetti.
  • Göç Dalgası: Güney sınırındaki yerleşim yerlerinden iç bölgelere doğru 1 milyondan fazla sivil tahliye edildi.

Diplomatik arabuluculuk ve ihlaller

Siyasi kanatta ise ABD arabuluculuğunda yürütülen diplomatik temaslar tam anlamıyla kalıcı bir çözüm üretemedi. ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan’da yaptığı açıklamada, 17 Nisan’da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkes süresinin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu. Ardından 14-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen üçüncü tur müzakerelerin neticesinde, ateşkesin 17 Mayıs itibarıyla 45 gün daha uzatılması ve haziran ayı başında dördüncü tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.

Ancak sağlanan bu diplomatik uzlaşılara rağmen sahada silahlar tam anlamıyla susmadı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 25 Mayıs’ta orduya “Lübnan’a yönelik saldırıların artırılması” talimatını vermesinin ardından, İsrail güçleri güney bölgelerindeki ev yıkımlarını ve operasyonlarını sürdürdü. Hizbullah ise İsrail ordusunun ateşkes şartlarını ihlal ettiği gerekçesiyle sınır hattındaki İsrail birliklerine yönelik misilleme saldırılarına devam ediyor.