Türkiye COP31 ile iklimde "eylem" dönemini başlatıyor
Gündem

Türkiye COP31 ile iklimde “eylem” dönemini başlatıyor

Türkiye, bu yıl kasım ayında Antalya’da ev sahipliği yapacağı 31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) için hazırlıklarını sürdürüyor. Konferansın başkanlığını da yürütecek olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, zirvenin yol haritasına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Kurum, dünya kamuoyunun artık yeni vaatler yerine atılmış somut adımlar ve “aksiyon” beklediğini vurguladı.

Odak noktası: 1 trilyon dolarlık iklim finansmanı

Gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadelesinde en büyük engelin finansman olduğunu belirten Kurum, bu ülkelerin ihtiyaç duyduğu 1 trilyon dolarlık kaynağın temin edilmesinin zirvenin en kritik başlığı olacağını söyledi. Kurum, ülkelerin ekonomilerini sıfır emisyon hedefine uyumlu hale getirmelerini sağlayan ulusal katkı beyanlarının (NDC) hazırlanması için de 150 milyon dolarlık bir finansman kampanyası yürüteceklerini açıkladı.

Fosil yakıtlardan kademeli uzaklaşma

Dünyanın en çok tartıştığı konulardan biri olan fosil yakıt kullanımı hakkında da konuşan Bakan Kurum, küresel ölçekte bu yakıtlardan uzaklaşmanın artık kaçınılmaz bir gündem maddesi haline getirilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin enerji arz güvenliği için mevcut kaynakları kullanmakla birlikte yenilenebilir enerji kapasitesini hızla artırdığını hatırlatan Kurum, COP31’de fosil yakıtlardan çıkış için belirlenen “geçiş süreci” kararlarını titizlikle yürüteceklerini belirtti.

“Artık uygulama zamanı”

Antalya Diplomasi Forumu kapsamında açıklamalarda bulunan Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelenin sadece politik bir tercih değil, küresel bir zorunluluk olduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

“Bugüne kadar tüm konferanslarda önemli kararlar alındı. Ancak asıl olan bu kararların hayata geçirilmesidir. Dünyanın bizden beklenti artık uygulamaya geçmek ve sonuç üretmektir. COP31’e kadar tüm ülkelerin ulusal katkı beyanlarını sunmasını arzu ediyoruz.”

Savaşlar ve ekonomik krizlerin gölgesinde kalan iklim krizine karşı toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine de değinen Kurum, Türkiye’nin ev sahipliğinde “eylem odaklı” bir konferans hedeflediklerini sözlerine ekledi.