NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Karargahı (SHAPE), İran’ın bölgedeki “ayrım gözetmeyen saldırıları” nedeniyle ittifak genelinde balistik füze savunma hazırlığının artırıldığını duyurdu. SHAPE Sözcüsü Martin L. O’Donnell, bu kararın NATO Hava Komutanlığı tarafından acil bir önlem olarak alındığını ve tehdit subside olana kadar esnetilmeyeceğini belirtti.
Türkiye’ye yönelik saldırı nasıl engellendi?
4 Mart 2026 tarihinde yaşanan olayda, İran’dan ateşlenen ve Irak-Suriye hava sahasını geçerek Türkiye’nin güneyine yönelen bir balistik mühimmat, NATO unsurları tarafından etkisiz hale getirildi:
Müdahale Bölgesi: Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma birimleri (deniz ve kara tabanlı sistemler) füzeyi henüz Türk hava sahasına girmeden imha etti.
Tespit Süresi: NATO sistemleri tehdidi 10 dakikadan kısa sürede teşhis ederek angajman başlattı.
Dörtyol’daki Parçalar: Hatay’ın Dörtyol ilçesine düşen parçaların, saldırı füzesine değil, onu imha eden “önleyici füze”ye (interceptor) ait olduğu MSB tarafından teyit edildi. Olayda herhangi bir can kaybı yaşanmadı.
Brüksel’den Ankara’ya dayanışma mesajı
NATO Sözcüsü Allison Hart, “İran’ın Türkiye’yi hedef almasını şiddetle kınıyoruz” diyerek müttefiklerin sarsılmaz desteğini yineledi. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte başkanlığında toplanan Kuzey Atlantik Konseyi de şu mesajları verdi:
Tam Dayanışma: Konsey üyeleri, Ankara’nın güvenliğinin NATO’nun bölünmez güvenliğinin bir parçası olduğunu vurguladı.
Operasyonel Hazırlık: Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı’na (SACEUR) İttifakı savunmak için gerekli tüm yetki ve teknik donanımın sağlandığı belirtildi.
MSB: “Cevap verme hakkımız saklıdır”
Milli Savunma Bakanlığı, saldırının ardından yaptığı açıklamada, Türkiye’nin kendi topraklarını ve vatandaşlarını koruma kapasitesinin en üst düzeyde olduğunu hatırlattı. Açıklamada, “Her türlü hasmane tutuma karşı uluslararası hukuk çerçevesinde cevap verme hakkımız saklıdır” ifadesiyle caydırıcılık vurgusu yapıldı.
Uzman yorumu: Hedef neresiydi?
Bazı güvenlik kaynakları, füzenin asıl hedefinin Güney Kıbrıs’taki bir üs olabileceğini ancak rotadan saparak Türkiye’ye yönelmiş olabileceğini değerlendiriyor. Ancak NATO, hedef ne olursa olsun “ayrım gözetmeyen” bu saldırıların bölgesel istikrarı tehlikeye attığının altını çiziyor.

