İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığında düzenlenen “Küresel Dönüşüm Sürecinde Türkiye-Somali İlişkileri Paneli”nin açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Türkiye ile Somali arasındaki diplomatik ilişkilerin 60. yıl dönümünde yapılan panelde Duran, Ankara’nın Afrika Boynuzu’ndaki stratejik duruşuna dair kritik mesajlar verdi.
“İsrail’in Somaliland girişimine net bir şekilde karşıyız”
Duran, son dönemde İsrail’in Somaliland’i tanımaya yönelik adımlarının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Türkiye’nin Somali’nin egemenliğini ve birliğini kırmızı çizgisi olarak gördüğünü belirten Duran, şu ifadeleri kullandı:
“İsrail’in Filistin’de sürdürdüğü soykırım ve bölgesel siyasete yönelik saldırganlığını, Afrika Boynuzu’na taşımasını istemiyoruz, buna göz yummayacağız. Somali’nin bölünmesine yönelik dayatmalara hiçbir zaman geçit vermeyeceğiz.”
20 yılda 8 kat büyüyen ticaret hacmi
Türkiye’nin Afrika ile olan ilişkilerinin sadece siyasi değil, ekonomik olarak da devasa bir ivme kazandığını hatırlatan Duran, çarpıcı veriler paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2005’teki “Afrika Açılımı” ile başlayan süreçte, karşılıklı ticaret hacminin 5 milyar dolardan yaklaşık 40 milyar dolar seviyesine ulaştığını vurguladı.
Afrika Boynuzu’nda Ankara Mutabakatı vurgusu
Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aralık 2024’te Somali ve Etiyopya liderlerini Ankara’da ağırlamasının bölge barışı için tarihi bir dönüm noktası olduğunu söyledi. İmzalanan “Ankara Mutabakatı”nın Türkiye’nin arabulucu ve kolaylaştırıcı rolünün en somut örneği olduğunu belirterek, Afrika’nın “büyük güçlerin oyun sahası” olarak görülmesine karşı olduklarını dile getirdi.
Yeni iş birliği alanları yolda
Türkiye-Somali ortaklığının mevcut askeri ve insani yardım sınırlarını aşacağını belirten Burhanettin Duran, gelecekte şu alanlarda derinleşme hedeflediklerini açıkladı:
Denizcilik ve lojistik
Gıda güvenliği ve tarım
Yenilenebilir enerji
Dijital dönüşüm ve teknoloji
Duran, Afrika’nın yükselişinin küresel ölçekte daha adil bir dünya düzeni için büyük bir imkan barındırdığını ve Türkiye’nin kıta ülkeleriyle “eşit ortaklık” temelinde yürümeye devam edeceğini belirterek sözlerini tamamladı.

