2026 yaz ayları, Asya’dan Latin Amerika’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada büyüklüğü 7’yi aşan yıkıcı depremler silsilesine sahne oldu. İki ay gibi kısa bir sürede Filipinler, Venezuela, Meksika, Japonya, Kolombiya ve Endonezya’yı vuran sarsıntılar; can kayıplarına, kitlesel tahliyelere ve ağır yapısal hasarlara yol açtı. Açık kaynaklı uydu analizleri, en çok yıkıma uğrayan bölgelerdeki felaketin boyutunu gözler önüne serdi.
Latin Amerika’da ağır bilanço: Venezuela ve Kolombiya
Yaz döneminin en ölümcül sarsıntıları Latin Amerika hattında kaydedildi:
-
Venezuela (7,5): 24 Haziran’da peş peşe meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremler kuzey kıyılarını vurdu. Vantor uydu görüntüleri, Caraballeda ve Macuto kentlerinde çok katlı binaların çöktüğünü ve Simon Bolivar Uluslararası Havalimanı pistinde derin yarıklar oluştuğunu belgeledi.
-
Kolombiya (7,4): 10 Ağustos’ta Choco bölgesinde meydana gelen sarsıntı, ülkenin bu yüzyıldaki en şiddetli depremi olarak kayıtlara geçti. Manizales Katedrali’nin kulelerinde ağır hasar oluşurken, Pereira Matecana dahil 7 havalimanında operasyonlar durduruldu. Hükümet ekonomik acil durum ilan etti.
Asya-Pasifik kuşağında peş peşe sarsıntılar
Pasifik Ateş Çemberi üzerindeki ülkeler de şiddetli sarsıntılarla sarsıldı:
-
Filipinler (7,8): 8 Haziran’da Sarangani açıklarında kaydedilen ve bölgenin en büyüğü olan deprem, General Santos kentinde geniş çaplı hasara neden oldu; sarsıntı Malezya’da da tsunami alarmına yol açtı.
-
Japonya (7,1): 28 Temmuz’da Kyuşu Adası’ndaki Kumamoto eyaletinde meydana gelen sarsıntıda 34 kişi yaşamını yitirdi, 120’den fazla kişi yaralandı. Planet uyduları, kentteki bir yaya ve bisiklet köprüsünün tamamen suya gömüldüğünü görüntüledi.
-
Endonezya (7,7): 15 Ağustos’ta Doğu Nusa Tenggara’yı vuran sarsıntıda 68 kişi öldü, 200’den fazla kişi yaralandı. Flores Adası’ndaki bir liman köprüsünün denize gömüldüğü ve 1600’ü aşkın artçı sarsıntının kaydedildiği bildirildi.
-
Meksika (6,3): 17 Temmuz’da Chiapas açıklarında kaydedilen sarsıntı Orta Amerika genelinde hissedilmesine karşın can ve mal kaybına yol açmadı.
Kentleşme ve artan deprem riski
2026 yılı genelinde kaydedilen 7 ve üzeri 11 depremin, küresel çaptaki yıllık ortalama olan 16 seviyesiyle uyumlu olduğu belirtildi.
ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), orta ölçekli depremlerdeki dönemsel dalgalanmaların olağan sismik hareketler olduğunu vurgularken; sismologlar asıl riskin fayların güçlenmesinden ziyade hızla genişleyen nüfus yoğunluğu ve dayanıksız kentsel yapılaşmadan kaynaklandığına dikkat çekiyor.



